
Anadolu yakasının simge binalarından biri olan Altower’ın, kentin uzak noktalarından olduğu kadar, hem mahalle ortamından hem de binada yaşayanlar açısından yaratacağı izlenim önemliydi. Bu nedenle, mahalle içi yollar ve mevcut park alanının arsayla bütünleşmesi hedeflendi. Cepheleri tasarlarken, uzaktan net ve zarif bir kütle; yakın sokaklardan ve komşu binalardan ise ölçekli ve doğal bir boyut amaçlandı. Doğal bitkilerden oluşan cephe bantları, bir yandan binayı mahalle ölçeğinde parçalara bölerken; bir yandan da bahçeyi binanın katlarına taşıyor. Sistem, belli bir noktadan sonra aydınlatmaya dönüşerek, bitkilendirilmiş cephenin, geceleri uzak noktalardan da algılanabilmesini sağlıyor.
Altower’ın, içinde yaşayanlara da farklı deneyimler yaşatması amaçlandı. Giriş lobisini bahçe cephesine kadar boydan boya açarak giriş holünün, hareketli ön bahçe ile bütünleşmesi; perspektif boyunca bir derinlik hissedilmesi sağlandı. Lobi, iki katlı ve galerili planlanarak, bu etki daha da artırılmış oldu.
Konut
Altower, İstanbul
2019


